a
444 51 44
Çağrı Merkezi
Share
Ulu Cami

Şehir surunun içinde, Battalgazi - Meydanbaşı Mahallesinde,35 x 50 m. boyutunda olan bir yapıdır. Artuklu sanatının yatık dikdörtgen camileri yerine, derinliğine uzanan bir iç alana sahiptir. Ortada bir avlu ve çinilerle tezyin edinmiş bir eyvan görülür. Kendine özgü bir görünümü olan cami, zaman zaman bazı onarımlara, hatta kısmen değişikliklere uğramasına rağmen asıl formunu korumuştur. Son dönemde yapılan restorasyon sayesinde yıkılmaktan kurtarılmıştır. Gerek planı, gerek tuğla malzemesi bakımından bu yapı doğrudan doğruya Büyük Selçukluların İran’daki cami yapım tekniğinin bir uzantısıdır. Mihrap önü kubbesi, buna bağlı eyvan ve iç avlu yapının özünü oluşturur. Avlunun güneyini saran cephenin üst tarafı yıkılmış, onarım esnasında konulan takviye kemerleri ile asıl plan zarar görmüşse de, olduğu gibi avluya açılan eyvan asıl görünümünü korumuştur. Eyvanın tüm ön yüzü firuze ve patlıcan moru çinilerle değişen geometrik çizimler ile tezyin edinmiştir. Sağ tarafta yer alan kemer ayağı üzerinde, yapan ustanın ismi okunur. Eyvan arkada pirizmal üçgenler aracılığı ile kubbeli mekâna bağlanır. Yarım küre şekilli kubbe, üç dilimli yonca şekilli tromplarla sekizgen bir tambur (kasnak) üzerine oturur. Batı revakı tamamı tuğla örgü olarak yapılmıştır.  Caminin diğer kısımları taştan yapılmış olup eski tuğla yapının iki yanında ve avlunun etrafını çevreleyen kıble duvarına paralel tonozlardan meydana gelmiştir. Caminin dışarıya açılan iki portali vardır. Batı portali sonradan onarım görmüşse de mimari özelliğini korumaktadır. İç kısmı mukarnaslıdır. Kemer üstünde Keykavus II. zamanından kalan kitabe okunur. Doğu girişi batıdakinden farklı olarak bazı değişiklikler gösterir. Bu giriş üstünde geometrik geçmeler yanında, yüzeyde işlenmiş damarlı rumi palmet ve lotuslardan oluşan süsleme gurubu dikkatleri üzerine çekmektedir. Seyfiyi Küşliyi Makar-ül Eşref zamanında, XIV. yüzyılın ikinci yarısında, avlunun kuzey cephesinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Hüsrev tarafından H. 672 (M. 1273-1274 yılında caminin geniş çapta onarıma tutulduğu bilinmektedir. Günümüzde ise 26.11.2004 tarih ve 251 sayılı Kurul Kararına istinaden Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2005-2006 yılları arasında restorasyonu gerçekleştirilmiştir.